Öyle Bİr Özlemek

İçime sesleniyorum; “ hadi konuş ne dersen yazıyorum”…
————————————————————————-

Yine bir çıkmaz sokaktayım.
Yürüyorum… Düşmüyorum artık…
Yıllar öncesinden terk ettiğim yaralarım karşılıyor beni.
———————————————————————————

Bilenler bilmeyenlere seni anlatmasın…Bilenler bilmeyenlerden seni saklasın…
Ki SEN KENDİNE BİLE,BİLMEYENLERDEN DAHA UZAKSIN…

Şimdi…
İçinden “SEN” ayıklanmış bir hayat….
Kimse dokunmayacak adının kayıp anlamına
—————————————————————————————

Gitmeler neyin eseridir?
Ya geri dönmeler,?…Onca gitmişliğin üzerine hangi sebeptendir?
Neden gidilmişliğin üzeri toz kaplamışken giden geri gelir? Neden?
Madem gidenin gözleri geriye bakar bir gün,o halde neden gidilir? Neden?
Geldiğinde niye eskisi gibi bakmaz ozaman;gittiği yerde gözlerine ne olmuştur;yoksa tekrar mı gidecektir?
Dili niye yalan kokar?

BİR GELİR- BİR GİDER- BİR SEVER-BİR UMURSAMAZ

———————————————————————————–

Acemiyim hissettiklerimi anlatan konuşmalara.
Sustum… Söyleyecek çok sözüm vardı. …Yuttum…
Dinledim…
Üzüldüm…İçim acıdı duyduklarıma…Konuşamadım…
Masalım zedelendi yüreğinden taa derinden…
Anladım ki…

———————————————————————————-
Hangi şizofrenden çalıntı bu masal?
Hangi uykunun kâbusu?

Her cümle bir rüyaydı ve rüyada kurulan cümleleri uyandığımda hatırlayamayacak kadar kabiliyetsizdi hafızam.

Söyle… Ne kadar varsın?
– Gözümün görmediği kadar…

Masaldı ya yazılanlar,masal kadardı … Mevsim kış,bilmekteyim…
Bilmekteyim; zaman,alışkanlıklar diye başlayan can sıkıcı cümleleri…

Bir gün acı bir kalp sesinden uyandın ve masal oldun.Yine uyumalısın?

” BEN SENİ YAZDIM; KENDİ SONUNU SEN YAZ … ”

—————————————————————————————–

Serseri adımlarımı özlüyorum,sahil boyu düşülmüş.
Ve SoN diyorum içimi yararcasına.
Kız Kulesi şaşkın.Ve SoN diyorum.Kule ağıtlar iğneliyor masalımın sonuna.
Her şey bir Kız Kulesi düşüydü.
Ve düşü Kız Kulesi olan masallarda,ağlamak çıkardı her adımda karşına.
Bilmediğin ARALIKTA;duymayacağın çığlıkta SON/baharlaşıyorum.Yeni bir uykusuzluk kuşanıyorum gözlerime…Adını anmıyorum…

————————————————————————————–

BU BİR VEDA…
İSTANBUL (KIZKULESİ) RÜYASINDAN UYANDIM ARTIK…

Geç bir zaman.
Her şey için geç…

Seni, düşlerinde bile olmayan o kız aklayamaz artık…
Seni, düşsüzlüğünde kalmış yalnızlık aklasın…
Seni, yeni yalanların aklasın…

Ömründen aldıklarım varsa geri veriyorum;ama bilmiyorum ne olacak ömründen aldıklarım?.
Bana özel birşeyler “Hiç” söylemedin ki…Bize özel anılar “HİÇ” olmadı ki…
En acısı “HİÇ” BİZ olamadık ki…Herkese sölediğin sözlerden,bilinen anılardan payıma düşenleri geri veriyorum ozaman.

SEN sendesin,BEN bende..”HİÇ” olunamayan ama parçalanan “BİZ”…
Halbuki içimde kocaman bir sen saklıydı…

Kalemi bir daha elime alana dek uzunca dinlenmeli sözcüklerim…
Son yazıldığın satırda kal !!!!
———————————————————————————————

Kendi kokumu içime çekiyorum.
Tepeden tırnağa sevgiye inanan; ” kendimi ” özlüyorum…

Reklamlar

MUTSUZKEN KiMSEYi MUTLU EDEMEZSiN

Kimi istersen onu seç ama önce kendini seç.
Kendin için yaşa, kendin için sev, kendin için aşık ol…
Kendini beğen ve kendini dinle her zaman.
Ancak o zaman bulabilirsin mutluluğun formülünü.

Düşün ki; çok seviyorsun dans etmeyi.
Ruhunu doyuruyorsun ve hayatın vazgeçilmezleri arasında.
Öyleyse dans et.
Durma, kimsenin seni engellemesine izin verme.
Sırf başkaları mutlu olacak diye oturma sandalyeye,
kalk ve pistin ortasına ilerle.
Sonra dönmeye başla yorulana kadar,
bacakların ağrıyana kadar dans et.
”Ne derler” diye düşünme, bırak konuşsunlar.
Sen mutlu olacaksın gerisinin önemi yok.

Kendini yollara mı vurmak istiyorsunbin ilk otobüse.
Nereye gittiğine bile bakma, çık yola.
Bir haber ver yeter, nereye gittiğini soranlara
“Kendime gidiyorum” de.
Kes dünyayla iletişimini ne olur?
Bir mola yerinde pilav üstü kuru yerken alacağın tadı düşün.
Kayboluşlar insan kendini buldurur bazen.
Hem keşfetmek diye de bir şey var bu dünyada.
Serüvenci bir ruhun varsa bundan kime ne?

Bir kaşif olmanın hazzını yaşa.
Geride kalanları unutma elbette ama onlar da beklemeyi bilsinler.
Çok mu beğendin vitrindeki giysiyi, al o zaman.
”Çok miniçok renkliçok frapan çok sakil” mi diyecekler?
Bırak desinlersen kendine yakıştırıyorsun ya bu yeter.
Giy ve bak aynaya.
Nasıl iyi hissediyorsun değil mi?
Öyleyse hadi şu kırmızı olanı da al.

Eskileri çıkar üzerinden ve onu giyerek git evine.
Şaşırsınlar.
“Bu da nereden çıktı şimdi?” diyene
“Kendim için aldım, kendime aldım” de gitsin.
Boşver gerisini…
Korkma iç bu gece.
Sarhoş olmak istiyorsan ol.
Bul şişelerin dibini.
Kim kötü düşünürse düşünsün aldırma
kötü düşünce kötü söz gibi sahibini bağlar.
İç ve başla şarkı söylemeye.
Bağıra bağıra söyle hem de.
Şarkının sözlerini bilmiyorsan uydurne olacak ki?
Merak etme kınamazlar seni.
Kınarlarsa da bu onların sorunusen eğleniyorsun ya…
Kendi besteni kendin yap, kendi sözünü kendin yaz ve söyle. ”Bu şarkı da nereden çıktı? diye sorarlarsa
“Kendime yazdım” de…
Ne yaparsan kendin için yap kendini eğlendir önce.
Sen mutlu ol kisenin mutluluğun başkalarını da mutlu etsin.

Mutsuzken, kimseyi mutlu edemezsin unutma.
Ve sakın herkesi birden mutlu etmeye çalışma çünkü olamazlar.

SEN MUTLUYSAN BU HERKESE YETER…

Yaşamak Güzel Şey

Yaşamak güzel şey doğrusu
Üstelik hava da güzelse
Hele gücün kuvvetin yerindeyse
Elin ekmek tutmuşsa bir de
Hele tertemizse gönlün
Hele kar gibiyse alnın
Yani kendinden korkmuyorsan
Kimseden korkmuyorsan dünyada
Dostuna güveniyorsan
İyi günler bekliyorsan hele
İyi günlere inanıyorsan
Üstelik hava da güzelse
Yaşamak güzel şey
Çok güzel şey doğrusu.

Melih Cevdet Anday

Kelimenin Gücü

 

NewYork’ta,  Brooklyn Köprüsü üzerinde dilenen kör bir dilenci birgün, bir şairin dikkatini çeker.
Dilencinin boynunda asılı bir tabela vardır.
Şair, dilenciye günlük kazancının ne kadar olduğunu sorar.
Dilencide sekiz dolar kadar olduğunu söyler.Bunun üzerine şair,dilencinin boynuna asılı tabelayı ters çevirerek birşeyler yazar;

‘Şimdi buraya senin kazancını arttıracak birşeyler karaladım. Bir hafta sonra yanına geldiğimde bana sonucu söylersin’ der ve oradan ayrılır.

Şair, bir hafta sonra dilencinin yanına uğrayıp kendini tanıtınca…

Dilenci:

‘Bayım size ne kadar teşekkür etsem azdır. Bir haftada kazancım ikiye katlandı. Çok merak ediyorum tabelaya neler yazdınız?

 

Bunun üzerine şair gülümser ve:

Tabelada ” Doğuştan körüm, yardım edin ” yazıyordu.

Bense ” Bahar gelecek, ama ben yine göremeyeceğim diye yazdım “der.

Önemli olan, anlatılmak istenen seyi en iyi şekilde anlatmak olduğuna göre; Her şeyin daha iyi anlatılabileceği bir yol vardır.

Yeter ki onu bulmaya, uygulamaya ve ufkumuzu bu doğrultuda genişletmeye uğraşalım . . .

Kaçak Zamanlar

Oysa geldiğin gün gideceğini biliyordum

Hazırdım gidişine,

Kaçak zamanları yaşıyorduk

Zaman bitecek ve sen gidecektin

Bense, gidişinin ertesi günü

Hayatıma kaldığım yerden yeniden başlayacaktım.

Başlayamadım…

Gittin…

Bir şey söyledin mi giderken?

“Kal” dememi istedin mi?

Son bir kez “seni seviyorum” dedin mi?

“Bekle beni döneceğim” diye umut verdin mi?

Beynim öylesine uğulduyordu ki.

Duyamadım…

Büyümeyen Adam

Hiç büyümeyecek bir adamı sevmişim meğer

Masum yüzünü sevmişim

Gözlerindeki o umut ışıltısını

Hiç büyümeyecek bir adamı sevmişim meğer

Yaşayamadığım ne kadar çocukça düş varsa onunla paylaşmışım

Hep kendi payımı da ona vermişim

Hiç büyümeyecek bir adamı sevmişim meğer

Büyütebileceğime inanmak istemişim

Çocuk olmuşum onunla

Yanaklarım kızarmış yanında

Hiç büyümeyecek bir adamı sevmişim meğer

Mutlu sonla biten masallardan oluruz sanmışım hep

Öyle dalmışım en güzel düşlerime

Hiç büyümeyecek bir adamı sevmişim meğer

Gerçekler sobeledikçe ağlamış

Gerçekler sobeledikçe büyümüşüm

Hep gözyaşlarını silmişim

Hiç büyümeyecek bir adamı sevmişim meğer…

Büyüdü sanmış, aldanmışım…

Peşinden Koş

Peşinden Koş

Her insanın en az bir hayali vardır gerçekleştirmek istediği. Her gece yatmadan düşlediği, başını yastığa koyduğunda gözünün önünde canlanan bir hayal.. Bazıları sadece düşler, bazıları ise peşinden koşar hayalinin, elde edebilmek gerçekleştirebilmek için çalışır çabalar.. Kimi ulaşır istediğine, kavuşur hayaline..kimi ise alamaz emeğinin karşılığını.

Burda önemli olan peşinden koşmaktır bence.. Sımsıkı sarılmaktır hayaline, yılmadan usanmadan.. Hani derler ya Allah nasip etmeyeceği şeyi hayal ettirmez diye. Çok inanırım ben bu söze. Emek vermeden hiçbir iş başarıya ulaşmaz çünkü.

Bir de söyle bir şey var ki bence en acısı bu ; bazen hayal kurarız çalışırız çabalarız ve zincirleri kırıp başarıya ulaşırız bir de bakarız ki aslında hayal ettiğimiz şey o kadar da mühim değilmiş, boş gelir bazen hayaller erişildikten sonra.. Durup düşünürüz ve kendi kendimize ben bunun için mi.. deriz ya. En kötüsü bu işte.

Dilerim ki hepimizin güzel hayalleri olsun, sonu mutlu biten. Umut vaat eden. Kendimiz için, ailemiz için, toplumumuz için, insanlık için güzelliklere vesile olacak hayaller..İnsanları kırmayacak, üzmeyecek, başkalarının hayalleri önünde engel teşkil etmeyecek hayaller. Sevgiyle..

F.Aydemir